Kısa cevap: Aynı soru Türkçe ve İngilizce sorulduğunda yapay zekâ farklı kaynak havuzlarına bakar, soruyu farklı koşullarla yorumlar ve farklı rakiplerle karşılaştırır. Bu yüzden bir marka Türkçe cevapta yer alıp İngilizce cevapta kaybolabilir. Görünürlüğü yalnızca Türkçe ölçen B2B markalar, çok uluslu müşterilerini ve yabancı alıcılarını kaçırdıklarını fark etmez.
İstanbul’da bir kurumsal etkinlik ve kongre organizasyon firması, yıllardır yerel şirketlerle çalışıyor. Türkçe sorularda sonuçları iyi: “İstanbul’da kurumsal etkinlik organizasyon firmaları” sorusunda düzenli olarak cevapta yer alıyor.
Firmanın büyüme hedefi çok uluslu şirketlerin Türkiye ofisleri. Bu şirketlerden birinin Londra’dan atanan pazarlama direktörü, bölgesel bayi toplantısı için İstanbul’da bir organizatör arıyor ve soruyu doğal olarak İngilizce soruyor:
Karar sorusu · EN
“Corporate event management companies in Istanbul experienced with international dealer conferences for 300+ attendees.”
Cevapta firmanın adı yok. Listede iki uluslararası ajansın İstanbul ofisi ve İngilizce sitesi güçlü iki yerel firma var. Senaryo kurgusal. Dil farkı ise gerçek ve çoğu zaman ölçülmüyor.
Farkı yaratan dört mekanizma
Türkçe ve İngilizce cevaplar arasındaki fark tek bir sebepten kaynaklanmıyor. Sahada dört mekanizmanın birlikte çalıştığını görüyoruz.
- Kaynak havuzu. İngilizce soru, çok daha büyük ve uluslararası bir kaynak havuzuna yönlendiriliyor. Türkçe soruda markanın Türkçe içeriği ve yerel kaynaklar ağırlık taşırken, İngilizce soruda uluslararası dizinler, İngilizce haberler ve global rakiplerin içerikleri öne çıkıyor.
- Web araması davranışı. Web araması yapan araçlar, sorunun diline göre farklı sonuçlar çekiyor. İngilizce soruya çoğunlukla İngilizce sayfalar dönüyor. Markanın İngilizce sayfası zayıfsa, arama katmanında elenebiliyor.
- Soru kalıbı. Aynı ihtiyaç iki dilde farklı ifade ediliyor. Türkçe soruda doğal olarak geçen yerel koşullar (e-Fatura, SGK, belirli bir ilçe) İngilizce soruda ya hiç yer almıyor ya da farklı terimlerle geçiyor. Model iki soruyu farklı koşullarla eşleştiriyor.
- Rakip seti. İngilizce soruda marka yalnızca yerel rakiplerle değil, uluslararası oyuncularla ve başka ülkelerin tedarikçileriyle karşılaştırılıyor.
Dil, pazarla aynı şey değil
Bu konuda en sık yapılan okuma hatası, İngilizce görünürlüğü yalnızca ihracatla ilişkilendirmek. “Yurt dışına satmıyoruz, İngilizce önemli değil” düşüncesi, müşteri yapısı değiştikçe yanıltıcı hale geliyor.
Türkiye’de çalışan çok uluslu şirketlerde yöneticilerin önemli bir kısmı iş araçlarını İngilizce kullanıyor. Türkçe bilseler de soruyu İngilizce yazabiliyorlar. Yabancı uyruklu yöneticiler için ise bu zaten tek seçenek. Sonuç şu: Yalnızca Türkiye’de hizmet veren bir B2B marka bile, müşterilerinin bir bölümünün sorusunu İngilizce aldığı bir pazarda çalışıyor.
Bu durum özellikle profesyonel hizmetler, kurumsal yazılım, etkinlik ve lojistik gibi çok uluslu şirketlerin yoğun alıcı olduğu alanlarda belirgin. Hukuk ve danışmanlık firmalarında ve B2B SaaS’ta aynı dinamiği gözlemledik.
İngilizce sitenin çeviri olması neden yetmiyor?
Birçok marka İngilizce sitesini Türkçe sitenin çevirisi olarak kuruyor. Çeviri doğru olsa bile üç açık kalıyor.
Birincisi terimler. Türkçe pazarda kullanılan kavramların İngilizce karşılığı, İngilizce soran kişinin kullandığı kavram olmayabiliyor. “Kurumsal etkinlik” ile “corporate event management”, “bayi toplantısı” ile “dealer conference” arasındaki eşleşme çevirmen için açık, soru soran için ise kendi kelimeleri önemli.
İkincisi bağlam. Türkçe okura açıklanmasına gerek olmayan şeyler (Türkiye’de çalışma şekli, mevzuat, lojistik) yabancı alıcı için eleme koşulu olabiliyor ve İngilizce sayfada ayrıca anlatılması gerekiyor.
Üçüncüsü dış kaynaklar. İngilizce sitenin tek başına etkisi sınırlı. Markanın İngilizce dizinlerde, uluslararası fuar ve etkinlik kayıtlarında, İngilizce haberlerde ve LinkedIn’de tutarlı biçimde yer alması gerekiyor. Bu eksiklik bir Otorite GAP’i. Firma adının Türkçe karakterler nedeniyle kaynaklarda farklı yazılması da bu açığı büyütüyor; ihracatçı markalar yazısında bu sorunu ayrıntılı ele aldık.
Hangi dilde nereden başlamalı?
Kaynaklar sınırlıyken önceliği müşteri yapısı belirliyor:
| Müşteri yapısı | Öncelik | İlk adım |
|---|---|---|
| İhracat odaklı üretici | İngilizce (ve ana pazarların dili) | Yabancı alıcının eleme koşullarına cevap veren İngilizce sayfalar |
| Çok uluslu şirketlere hizmet veren B2B firma | Türkçe ve İngilizce birlikte | Temel hizmet sayfalarının İngilizce soru kalıplarıyla yeniden yazılması |
| Yerel KOBİ’lere hizmet veren firma | Türkçe | Türkçe karar sorularında tam kapsam; İngilizce temel tanıtım |
Bu tablo bir başlangıç noktası. Kesin önceliği, iki dilde paralel yapılan ölçüm belirliyor.
Farkı nasıl ölçmeli?
Dil farkını ölçmenin tek doğru yolu, aynı karar sorusunu iki dilde paralel çalıştırmak. Soruyu birebir çevirmek yeterli değil. Her dildeki soru, o dili kullanan personanın doğal ifadesiyle yazılmalı. Ardından iki dildeki yer alma oranı, önerilen rakipler ve dayanılan kaynaklar karşılaştırılıyor.
Bu karşılaştırma çoğu zaman şaşırtıcı sonuçlar veriyor. Türkçe soruda güçlü olan bir markanın İngilizce soruda hiç yer almaması, ya da tersine İngilizce sitesi güçlü bir rakibin Türkçe soruda bile öne geçmesi sık görülen tablolar. Ölçüm kriterlerini AI görünürlük ölçümü yazısında açıkladık.
Recro bu boşluğu nasıl görünür kılar?
Recro İçgörü Modeli, karar sorularını her zaman hedef müşteri yapısına uygun dillerde simüle ediyor. İki dil arasındaki fark ve farkın kaynağı (içerik, terim, dış kaynak, isim tutarlılığı) sınıflandırılır.
Tek simülasyon · 4 kilit sütun · 90+ adım
Recro’yu ayıran, her marka için sıfırdan kurulan dört sütundur. Dördü, 90+ adımlı tek bir simülasyonun ayaklarıdır; her sütun bir sonrakinin girdisini üretir.
- Persona oluşturucu: Markanın gerçek alıcılarını temsil eden, sektörüne ve satış yapısına özel karar verici profilleri.
- Soru oluşturucu: Bu kişilerin satın alma yolculuğunda yapay zekâya soracağı, markaya özel karar soruları.
- Rapor oluşturucu: Cevapları markanın hedefleri ve rakipleriyle birlikte, dayandıkları kaynaklarla okuyan rapor.
- Aksiyon önerisi oluşturucu: Sektöre özgü sinyal açıklarını kapatan, önceliklendirilmiş aksiyon listesi.
Örnek bulgu formatı · temsili
- Soru: Keşif · Çok uluslu şirket pazarlama direktörü · TR ve EN
- Durum: Marka Türkçe çalıştırmaların çoğunda listede; İngilizce çalıştırmaların hiçbirinde yok.
- Gerekçe: İngilizce sayfalar çeviri; “dealer conference”, “incentive trip” gibi terimler hiç geçmiyor.
- Sınıf: İçerik GAP’i + Otorite GAP’i
- Aksiyon: İngilizce hizmet sayfalarının soru kalıplarıyla yeniden yazılması; İngilizce dizin ve etkinlik kayıtları.
Yönetici özeti
- Türkçe ve İngilizce sorular farklı kaynak havuzlarına, farklı soru koşullarına ve farklı rakip setlerine yönleniyor.
- Dil pazarla aynı şey değil. Yalnızca Türkiye’de satan B2B markaların müşterilerinin bir kısmı da soruyu İngilizce soruyor.
- Çeviri site farkı kapatmıyor. İngilizce soru kalıbına, bağlama ve dış kaynaklara göre kurulan içerik gerekiyor.
Sık sorulan sorular
Yapay zekâ Türkçe soruyu İngilizce kaynaklarla da cevaplamıyor mu?
Cevaplayabiliyor ve bazı durumlarda bunu yapıyor. Ancak Türkçe soruda Türkçe kaynakların ağırlığı daha yüksek, İngilizce soruda ise İngilizce kaynakların. Bu yüzden iki cevap aynı markaları içermiyor.
İngilizce içeriği otomatik çeviriyle üretebilir miyiz?
Çeviri başlangıç noktası olabilir, ama İngilizce soru kalıbına göre yeniden yazılması gerekiyor. Terim seçimi ve yabancı alıcının ihtiyaç duyduğu bağlam, çevirinin kendiliğinden sağlamadığı iki unsur.
İngilizce sayfalar Türkçe sayfalarla SEO açısından çakışır mı?
Doğru dil etiketlemesi (hreflang) ve ayrı URL yapısıyla çakışmaz. İki sürüm arasındaki bağın açıkça kurulması, hem arama motorlarının hem de modellerin iki sayfayı aynı markanın farklı dil sürümleri olarak okumasına yardımcı oluyor.
Başka diller de ölçülmeli mi?
Ana ihracat pazarlarında evet. Almanya, Fransa veya Körfez ülkeleri gibi pazarlarda alıcıların bir kısmı kendi dillerinde soru soruyor. Önceliği pazar büyüklüğü ve müşteri yapısı belirliyor.
Dil farkının kapanması ne kadar sürer?
Site içi düzenlemeler, web araması yapan araçlarda görece hızlı yansıyabiliyor. Dış kaynaklardaki İngilizce izin oluşması daha uzun sürüyor. Kesin süre araca ve sektöre göre değişiyor.
Müşterileriniz sizi hangi dilde soruyor ve her dilde cevapta hangi markalar var? Recro, karar sorularını Türkçe ve İngilizce paralel simüle eder ve dil kaynaklı görünürlük açıklarını gösterir.
İki dilli simülasyon talep edin →
Bu yazı yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ve Mehmet Semih İpek kontrolünde yayınlanmıştır.



